Zorbalık nedir?

Zorbalık, okul çağındaki çocuklar arasında gerçekleşen, gerçek veya algı düzeyinde bir güç dengesizliği içeren saldırgan davranışlardır. Bu davranışlar zaman içinde tekrarlanır veya tekrarlanma potansiyeline sahiptir. Hem zorbalığa maruz kalan hem de başkalarına zorbalık yapan çocuklar ciddi ve kalıcı problemler yaşayabilirler.

Bir davranışın zorbalık olarak kabul edilebilmesi için agresif olması ve şunları içermesi gerekir:

  • Güç Dengesizliği: Zorbalık yapan çocuklar, başkalarını kontrol etmek ya da onlara zarar vermek için güçlerini (fiziksel güç, başkası hakkında utanç verici bilgilere sahip olma ya da popülerlik gibi) kullanırlar. Güç dengesizlikleri, aynı insanları içerse bile, zamanla ve duruma göre değişebilir.
  • Tekrarlanma: Zorbalık davranışları bir kereden fazla gerçekleşir veya bir kereden fazla gerçekleşme potansiyeline sahiptir.

Zorbalık, tehdit etmek, söylenti yaymak, birisine fiziksel veya sözlü olarak saldırmak ve bir kişiyi bir gruptan kastendışlamak gibi eylemleri içerir.

Zorbalık Türleri

Üç tür zorbalık vardır:

Sözlü zorbalık, kötü ve kaba şeyler söylemek ya da yazmaktır. Sözlü zorbalık şunları içerir:

  • Alay etmek
  • Lakap takmak
  • Uygunsuz cinsel yorumlar yapmak
  • Dalga geçmek
  • Zarar vermekle tehdit etmek

Sosyal zorbalık, bazen ilişkisel zorbalık olarak adlandırılır, ve birinin itibarına veya ilişkilerine zarar vermekle ilgilidir. Sosyal zorbalık şunları içerir:

  • Birini kasten dışlamak
  • Diğer çocuklara biriyle arkadaş olmamalarını söylemek
  • Biriyle ilgili söylentiler yaymak
  • Birilerini kamusal alanda utandırmak

Fiziksel zorbalık, bir kişinin vücuduna ya da eşyalarına zarar vermekle ilişkilidir. Fiziksel zorbalık şunları içerir:

  • Vurmak / Tekme atmak/ Sıkıştırmak
  • Tükürmek
  • Çelme takmak / İtmek
  • Birinin eşyalarını almak veya kırmak
  • Kötü veya kaba el hareketleri yapmak

(Yukarıdaki yazı https://www.stopbullying.gov/ sitesinden Türkçe’ye çevrilmiştir.
Yazıya orijinal dilinde ulaşmak için: https://www.stopbullying.gov/what-is-bullying/index.html#types)

Türkiye’de 2002 yılında yapılan bir araştırma (Deveci & Açık, 2002, Kapçı, 2004’te alıntılandığı şekliyle) zorbalığın yaygınlığını ortaya koymuştur. 5-8. sınıf öğrencilerinin fiziksel şiddete maruz kalma oranının anket yoluyla araştırıldığı bu çalışma, katılımcıların yaklaşık ¾’ünün hayatlarında en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldıklarını ortaya koymuştur. Kapçı (2004) da benzer şekilde zorbalık oranının yüksekliğine işaret etmiştir. Bu çalışmaya göre, çocukların maruz kaldıkları çeşitli zorbalık türleri ve oranları şu şekildedir: itme (%66), tekme ya da tokat (%40), bedene kaba şaka (%49,5), ad takma (%52), alay etme (%40), hakaret-küfür (%45), ayrımcılık yapma (%39), eşyaya zarar verme (%48) vb.

OECD 2015 Öğrenci Refahı raporunda şu ifadelere yer verilmiştir: (https://www.oecd.org/pisa/PISA-2015-Results-Students-Well-being-Volume-III-Overview.pdf )

Belki de öğrencilerin refahına en çok zarar veren tehdit zorbalıktır ve zorbalık hem kurban ve zorba için hem de buna şahitlik edenler için ciddi sonuçlar doğurabilir. PISA, her türden zorbalığın önemli ölçüde yaygın olduğunu vurgulamaktadır. OECD ülkelerinde ortalama olarak, öğrencilerin yaklaşık %11’i sık sık (ayda en az birkaç kez) kendileriyle alay edildiğini bildirmiş, %7’si sık sık dışlandıklarını, ve %8’i de sıklıkla okulda kötü söylentilerin nesnesi olduklarını bildirmişlerdir. Öğrencilerin yaklaşık %4’ü –her sınıfta bir kişi–ayda en az bir kez kendilerine vurulduğunu veya itildiklerini ifade etmişlerdir. Bu oran, ülkeler genelinde %1 ila %9.5 arasında değişmektedir.

Yine bu rapora göre, Türkiye’de öğrencilerin %18.6’sı bir tür zorbalığa maruz kaldıklarını, %9.2’si kendileriyle alay edildiğini, %4.5’i ise kendilerine vurulduğunu veya itildiklerini belirtmişlerdir. Bu oranlar, bu tür davranışlara ayda birkaç kez maruz kaldıklarını ifade edenlerin oranıdır. Bu üç verinin OECD ortalaması ise sırasıyla %18.7, %10.9, ve %4.3’tür.

Zorbalık ile mücadele etmekte en önemli adımlardan biri öğrencilerin zorbalığa maruz kaldıklarında bunun hakkında konuşmaktan çekinmeyecekleri şeffaf bir iletişim ortamı oluşturmaktır. Zorbalığa maruz kalan çocukların bu durumlarda yardım isteyebilmesi, hem sorunun daha erken aşamalarda çözülebilmesi hem de zorbalıktan kaynaklanabilecek duygusal problemlerin ele alınabilmesi için önemlidir. Ayrıca, öğrencilerin zorbalığın ne olduğu, ne tür davranışları içerdiği, ve muhtemel sonuçları hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Sınıflarda çatışma çözümü gibi becerilerin kazandırılmasına; öğrencilerin güvende hissettikleri, birbirlerine karşı güven duydukları, ve sözlü, fiziksel veya duygusal zorbalığın takdir edilmediği bir sınıf ve okul ortamının oluşturulmasına özen gösterilmelidir.

 

TALİP GÜLLE

Referans:

Kapçı, E. G. (2004). İlköğretim öğrencilerinin zorbalığa maruz kalma türünün ve sıklığının depresyon, kaygı ve benlik saygısıyla ilişkisi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi37(1), 1-13.

Organisation for Economic Co-operation and Development. (2017). PISA 2015 Results (Volume III): Students’ Well-Being. OECD Publishing.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir